Riskli Bebek

– Prematüre ve 1500 gram ya da altında doğum tartısı olmak

– Tekrarlı ve çok sayıda nöbet geçirmiş olmak

– APGAR skorunun 5. dakikada 5 veya 5’den düşük olmasıyla birlikte beyni ilgilendiren bir kanama geçirmiş olmak.

– Kromozom anomalisiyle doğmuş olmak. Down (Trizomi 21), Joubert, Wolf – Hirschhorn Sendromu,  Phelan Mcdermid (22q13), Prader Willi, Escobar Sendromu,Frajil X  Sendromu ve diğer gelişim geriliği yapan sendromlar.

– Kas iskelet sisteminde bozukluk yaratan, konjenital torticollis,Artrogiropozis Multipleks Congenita, çarpık ayak gibi şekil bozukluğu yaratan bir hastalığa sahip olmak

– Doğumda ve sonrasında ağır şekilde oksijensiz kalmak

– Anne karnında gelişimsel geriliği olmak (Bebeğin istenen kilodan düşük olması).

– Brachial Pleksus Paralizisi(Bebeğin kolunun cansız ve gevşek olması)

– Bebeğin bel kısmında omurilik üzerinde açık ya da kapalı yarası olmak(Spina Bifida)

– Kas hastalığı olmak (Bebeğin aşırı gevşek cansız olması, hareketlerinin az ve zor olması)

– Yenidoğan bebekte emme ve yutmanın zayıf olması ya da olmaması

– Metabolik bir hastalığa sahip olması

Bu olumsuz durumları yaşayan bebeğin hareket, zeka ve iletişiminin yaşıtlarından geri kalmaması için yapılan erken iletişim, fizyoterapi ve aileyi psikolojik olarak destekleme uygulamalarına “erken müdahale” adı verilmektedir. Bu süreçte bebekte bazı bulgular olmasa da bebek bebek konusunda uzmanlaşmış fizyoterapist tarafından gelişimsel olarak izlenmelidir. Herhangi olumsuz bulgu (kol yada bacağı kasması kullanmaması, eklemlerin setleşmesi gibi) ile karşılaşıldığında erken fizyoterapi teknikleriyle bu bulguların azaltılması daha da kötüleşmesinin engellenmesi mümkün olabilmektedir. En sık kullanılan erken fizyoterapi yaklaşımları Nörogelişimsel tedavi yaklaşımı ve Vojta’dır. Erken uyarı vermek, zenginleştirilmiş oyuncak ve oyun çevresiyle bebeğin iletişimini desteklemek bu konuda aileyi de eğitmek yararlıdır.